|
|
|
Tarih : 14.04.2009 - 14:21:54 |
|
| Bir yerel seçim daha geldi geçti. Ancak 29 Martın farklı bir boyutu vardı. Bu yerel seçimlerden herkes ders çıkarmalı. |
|
|
|
İktidar açısından çok zorlu bir seçim yaşandığını düşünüyorum. Yerel
seçimlerin sonrasında kamuoyunda oluşan genel kanı seçmenin iktidar
partisine uyarıda bulunduğu yönündeydi. Bu yüzden Ak Parti açısından
bakıldığında ders çıkarılması gereken bir seçim olarak niteleyebiliriz
29 Mart'ı.
Yerel seçimlerin öncesinde malumunuz yaşanan acı olay Türkiye'nin
gündemine oturdu. Merhum Muhsin Yazıcıoğlu'nun ve beraberindeki
arkadaşlarının yaşadığı elim kaza yakınları kadar bizleri de derinden
yaraladı. Kamuoyunda bu kazanın arkasında çeşitli dümenler döndüğü
yönünde gündem oluştu ve insanın aklına da ters değildi bu söylenenler.
Yerel seçimlerin arifesinde yaşanan bu acı olay, temennimiz gerçekten
de kazadır ancak kaza değil ise bu yerel seçimlerin önemini de ortaya
koymaktadır.
Şöyle bir bakıldığında geçmiş yıllardaki yerel seçimlerde yaşanan
şaibeler kadar olmasa da bu seçimlerde de bir takım dedikodular
piyasada dolaştı. Kimileri "Parayla seçmen satın alındı." dedi,
kimileri de "Oy pusulaları çöplerde dolaştı." dedi ancak sonuçta 29 Mart da geride kaldı.
Vatandaş 29 Mart'da kendi hür iradesiyle birilerini seçti birilerini
geride bıraktı. Peki seçimlerin ardından oluşan tablo hangi vatandaşı
memnun etti hangilerini etmedi. Bu tabloyu ortaya koymak çok zor çünkü
hemen hemen ülkenin yarısında çok ilginç sonuçlar ortaya çıktı.
Karadeniz bölgesinde sonuçların merak edildiği iki önemli il vardı,
birisi Trabzon diğeri Rize. Bu iki şehirde seçimden önce tabiri caizse
"Ne desek yalan olur." cümlesi gayet uygun olurdu. Trabzon Volkan
Abi'sini bırakmaz, Rize'de Bakırcı'yı çok zor getirir gibi düşünceler
hakimdi. Trabzon'da Ak Parti az farkla belediyeyi aldı, Bakırcı da az
farkla rakibini geride bıraktı.
Karadeniz Bölgesi kadar yurdun bir çok yerinde de Ak parti az bir
farkla önlerdeydi. Vatandaş ne demek istedi sorusunu sorduğumuzda
ortaya çok farklı görüşler çıkar bu yüzden ben de "Ne dersem yalan
olur." cümlesindeki soyutluğa sığınıyorum. Sadece şu var ki vatandaş Ak
Parti'ye iyi şeyler demedi, bunu söyleyebilirim.
Seçimlerin en acı tarafıysa bana göre doğu bölgelerimizde oluşan tablo
oldu. DTP'nin 29 Mart'tan bu kadar güçlü bir şekilde çıkması hayra
alamet değil gibi geliyor bana ama bu Ak Parti'nin suçu mudur, yoksa
Ergenekon'un üzerine bu kadar gidilmesine rağmen PKK'yı açıkça
destekleyen bir Partinin zaferi midir tartışılır. Şu bir gerçek ki
ülkemiz eski ülkemiz değil. Bu aslında iyi ama demokratiklik küçük
parçalara ayrılmayı da gerektiriyorsa o zaman kötü.
Bu seçimler o kadar üzerinde düşünülmesi gereken bir seçim ki,
neresinden bakarsanız farklı bir yorum ortaya çıkabiliyor. Hem vatandaş
olarak hem de siyasi olarak şöyle oturup bi düşünmek lazım bu seçimler
üzerine "Acaba neden böyle karmaşık bir tablo ortaya çıktı." diye.
Malumunuz yerel seçimler esnasında ve hemen sonrasında konuşulan ve
konuşan, yazılan ve yazan çoktu. Herkes değerlendirmede bulundu
yargısını ortaya koydu. Ben de bir şeyler demeye çalıştım, demek
istemedim çünkü gerçekten çözülmesi gereken çok ince noktalar var bu
yerel seçim sürecinde yaşananlara dair. Size bol bol düşünmeler ve kafa
yormalar diliyorum. Sağlıcakla kalın.